GİRİŞ:
MÜSLÜMANIN GÜZELLEŞMESİ
Müslümanın güzelleşmesi için “müslümanım” diyenlerin önce fıtratındaki güzelliğin farkına
varması, egemen câhiliyye tarafından örtülen fıtratı
üzerindeki perdeyi kaldırması, müslümanca güzellikler
sergilemeyi ihmal ettiği için gönlünün üzerini kaplayan tozları temizleyerek
işe başlaması gerekmektedir. Böylece görecek ki, arınmış fıtratı, kendisini
terbiyeye/eğitime yönlendirecek ve mutlak terbiyeci/eğitimci olan Rabb’e teslim edecektir. Rabbin öğretileri doğrultusunda o
kendini eğitecek, saklı güzellikleri ortaya serebilecektir.
Güzelleşmenin başlangıcı budur;
Rabbini tanımak, O’nun yardımıyla kendini tanımak, Rabbiyle arasındaki bağı
koruyup güçlendirmek. Bunun yolu Rabbânî terbiyeden,
güncel tâbirle eğitimden geçmektedir. Eğitim de, ahlâkî ilkelerden bağımsız
gerçekleşemeyeceğinden, İslâmî ahlâk, kişinin müslümanlığının
kemâle ermesi, güzelleşmesi yolunda motor görevi
üstlenecektir. Bugün tevhidî anlayış ihmal edildiği ve
tevhidi gündeme getiren çoğu müslümanlar da ahlâkı tevhidden kopardıkları ve davranış güzelliği olmadan da
tevhidin gerçekleşebileceğini sandıkları için müslümanların
güzelleşmeleri mümkün olmamaktadır. Ahlâkı yücelten bazı odakların da doğru bir
tevhid inancı ve ona dayanan yaşayışı, sâlih eylemleri olmadığı için yine bütüncül bir güzelliğin
sergilenmesi mümkün olmamaktadır.
Müslümanların güzelleşmesi yolunda
küçük bir katkı sağlarsa hedefine ulaşacağı düşünülen bu çalışmanın ilk
bölümünde müslümanca güzelliğin altyapısı olan eğitim
ve ahlâkla ilgili önemli bazı hususlara değinilmiş, güncel çirkinliklere işaret
edilip arınma ve güzelleşme yolları gösterilmeye çalışılmıştır. İkinci bölümde
de güzellikle direkt ilgili bazı değerlendirmelere yer verilmiştir. Konuyu
tamamlaması açısından, bazı yayın organlarının yazarla yaptığı söyleşilerin de
bölümün sonuna ilâvesi uygun görülmüştür.